Doğru bilgiye ulaşım

İnternet, bilgiye erişimi inanılmaz derecede kolaylaştırsa da, doğru bilgiye ulaşmayı bir o kadar zorlaştırmış durumda. Özellikle Instagram, YouTube ve TikTok gibi platformlarda yayılan, kulaktan dolma ya da kasıtlı olarak manipüle edilmiş bilgiler paylaşan kısa videolar, bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Örneğin, “Şu bitkiyi yersen kanser olmazsın” ya da “Şu yiyecekten uzak durmazsan kansere yakalanırsın” gibi yanıltıcı sağlık iddialarının yanı sıra, “Tarihte şu olay böyle gelişti,” veya “10 bin yıllık bu medeniyet aslında Türktü,” gibi tarihsel gerçekleri çarpıtan söylemlerle karşılaşıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde bir sohbet sırasında konu Arap medeniyetinin bilime katkılarına geldi. Birisi, “Sıfırı bile Araplar buldu,” dediğinde, sıfırın aslında daha önce Hindistan’da bilindiğini, ancak 8. ve 11. yüzyıllar arasında altın çağını yaşayan İslam medeniyetleri aracılığıyla Batı’ya yayıldığını, hatta kullandığımız sayı sisteminin de Arap rakamlarına dayandığını belirttim. Anlaşmazlık sonucu Google’a danışmak kaçınılmaz oldu ve ortaya şu çelişki çıktı:



 


Bunu görünce soruyu İngilizce sorma gereksinimi duydum:



 


 


Google’ın sorunun sorulduğu dildeki kaynakları sentezleyerek sunduğu yanıtlar, o dili konuşan insanlar arasındaki yanlış algıları daha da güçlendiriyor. Dahası, Google’ın bu kaynaklarının yanıltıcı olabilmesi, bilgi kirliliğinin bir kısır döngü içinde tekrarlanmasına yol açıyor. Zaten okuma ve derinlemesine araştırma kültürünün pek yaygın olmadığı Türk toplumunda, araştırma kavramı yalnızca Google’a soru sormaya indirgenmiş durumda. Bu da, bilgi kirliliğinin daha da artacağı ve durumun giderek kötüleşeceğini gösteriyor.

Leave a Reply

Up ↑

Discover more from Yaşar Şentürk's Blog

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading